Ads 468x60px

20 Temmuz 2012 Cuma

Nefret Ederim Kedilerden!


NEFRET EDERİM KEDİLERDEN!
İstanbul'un tarihi bir semtine yolumuz düştü. Harika surlarıyla ünlü bu semtte ara sokaklardaki ünlü köftecide yemek yemek de farz oldu. Yemek yerken yan masada kimin oturduğu, orada ne hayatlar yaşandığı önemlidir. Ya yemekten hepbirlikte zevk alınır ya da yemek herkese zehir olur. Hele ki aynı masada oturmak zorunda kalınan kalabalık mekanlarda...
O gün zar zor bulduğumuz masaya yerleşip hevesle köfteleri beklerken, yanımıza bir aile oturdu. Daha doğrusu oturma süreci oldukça uzun sürdü. Önce yüzümüze bile bakmadan “Başkalarının masasına niye oturalım?” diye bir güzel payladılar garsonu. Sonra “Bu masayı silin” lerden nasibini aldı çalışanlar. Sonra “Buraya güneş geliyor” diye şikayet etti aralarından biri. Diğeri o sırada “Çok sıcak” diyordu, berikisi “Başka yere oturalım” diye tutturdu. Aralarındaki anlaşmazlık tabi ki de onları bağlar. Ancak masada çocuklar olunca, mesele aile olunca, böyle davranışlar yavaş yavaş beni de içine çekmeye başladı.
Beni yine müdahale poziyonuna getiren ancak müdahalemi yine içimde yaşamama neden olan konuise başkaydı. Çocuk ve kedi... On yaşlarındaki çocuğun annesi, yemekleri geldikten sonra küçük bir çığlık attı: “Burada kedi var!” Çocuk hemen ardından “Neee ben çok korkarım kediden!”dedi. Annesi “Ay ben huylanırım”. Çocuk : “Anneee gidelim buradan!”
Baba garsonla yer pazarlığı yaptı ancak beğenmediler. Kedili masada kaldılar.
Kaldılar ama zavallı çocuk yediği yemekten bir şey anlamadı!
Sürekli kedi ayağına değecek mi diye kontrol etti. Bizim ayaklarımıza değecek gibi olduğunda uyarmak için “Şey, kedi!” diyerek korkan gözlerle yüzümüze baktı. Bir ara “Masaya çıkacak.Ya bir şey yaparsa?” diye telaşla bağırmaya başladı. Annesi de sürekli “Ay çocuğum huzursuz oldu” dedi ama aslında kendisi fena halde rahatsızdı.
Çocuklar, iyi rol model olunduğu zaman, olumsuz davranışı değiştirmeye meyillidir. Kediden korkan çocuk bizim kediye köfte vermemiz ve sevmemiz üstüne yüz ifadesini yumuşattı. Besleme davranışı güzeldir, şefkat uyandırır, bağ kurar. Köfte vermek istedi kediye, annesi izin vermedi. Sonra birden “Kedi ekmek içi yer mi?” dedi. Masadaki herkes “Yok canım yemez, niye yesin?” dedi. Çocuk anlamadı. “Niye yemesin ki?” Çocuk, ekmeğin yumuşak kısmını vermek istedi kediye. Onu bebek gibi beslemek istedi. Hep söylerim, “Çocuklar aslında iyidir”.
Bir yandan hoşuma gitti kediyle ilişki kurmaya çalışması bir yandan da şaşırdım on yaşındaki bir çocuğun kedilere bu kadar yabancı olmasına. Yeni yeni yürümeye başladığı zamanı düşündüm çocuğun. “Anne tedii!” diyerek kedinin peşinden koşuyor, annesi “Iyy pis eee” diyerek çocuğu engelliyor. Muhtemel senaryo bu.
O anda aklıma yine kedili bir deneyimim geldi. İstanbul'un yine kalabalık semtlerinden birinde bir kafenin dışındaki koltukta uyuyakalmış bir kedi, günün fotoğrafına konu oluyordu. Gelen geçen onu seviyor, bazıları çocuklarıyla fotoğrafını çekiyordu. Bu manzarayı gülümseyerek izlerken, iki genç kızın suratlarını ekşiterek kedinin yanından geçmekte olduğunu fark ettim. Kızlardan biri “Kediye bak. Nefret ederim kedilerden!” dedi. “Hate is a strong word” diye duyduğum bir cümle parladı kafamda. On dakika sonra yine aynı yerden geçen genç kız bu sefer de “Ay hala burda bu salak şey” diye sıkıntısını ve kızgınlığını belli etti.
Bu kadar kedi ve köpekle bir arada yaşayan insanlar olarak, çocuklara hayvan sevgisi veremememiz ne üzücü. Onlardan korkmak, iğrenmek bir yana bir de onlara öfke duymak!
Fobiler bu yazının konusu değil... Yani aşırı korku, iğrenmeyle karışık reaksiyonlar.Ki fobilerin bile bazen anne-babadan öğrenilerek edinildiğini biliyoruz.
Benim bahsettiğim kısım aslında sevgisizlik kısmı. Masada oturan ailede de, genç kızlarda da gördüğüm, huzursuzluk ve öfke hali. Bir yere sığamama, bir tür memnuniyetsizlik hali..Kendisiyle de, çocuğuyla da, yemeğiyle de, mekanlarla ve hayvanlarla barışık olamama hali...Yani nefret etme, aşırı kızma, iğrenme, aşağılama hali...”But hate is a strong word” -"Nefret güçlü bir sözcüktür"
Bilmem anlatabiliyor muyum?

2 yorum:

  1. öyle güzel yazmışsınız ki...

    her yazınızı merakla bekler oldum resmen.
    çocuk psikolojisi alanında hangi kitapları önerirsiniz, özellikle 0-6 yaş için?hatta 3-6 yaş daha bir ilgi alanım.

    bu konuda öğrenmek istediğim öyle çok şey var ki...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba teşekkürler yorumunuz icin.Kitap kaynaklarim Ingilizce. Eger ilgileniyorsaniz uzmpskpinarmermer@gmail.com adresinden bana ulasin.
    Sevgiler

    YanıtlaSil